29 Mayıs 2018 Salı

ÇALIŞAN ANNE PANİĞİ

                                     

 ÇALIŞAN ANNE PANİĞİ


                                        
                   

            10 aylık doğum iznimin ardından benim de işe başlama vaktim gelmişti artık. Zaman yaklaştıkça bir yandan 9 aylık bebeğimi ek gıdaya alıştırmaya çalışırken, bir yandan da acaba bensiz evde kalabilecek mi sorusuyla boğuşuyordum.

            Sosyal medyadaki gruplara üye olup çalışan anneler bu süreci nasıl atlatmışlar onları okumaya başladım. Sonuçta her şeyi oradan öğreniyorduk ve birçok tecrübeli insanla yazışabilirdim. Ortada konu ile ilgili birçok görüş vardı. Çalışan anneler geri işe dönmenin anneye ve çocuğa katkılarından bahsediyorlar, çalışmayan anneler ise çocuğun anne yanında büyümesinin çocuk gelişimi açısından daha önemli olduğunu savunuyorlar. Bir de çalışmayıp çalışmak isteyen, evde vaktin nasıl geçtiğini anlamadığını söyleyen bir grup anne var. İki tarafın da kendince haklı sebepleri var tabi. Ben yazılanları okurken, henüz işe başlamadığım için, bebeğimi bırakacağımı düşündükçe, çalışmayan annelerin söyledikleri daha mantıklı ve cazip geliyordu. Şunu da belirtmeliyim ki, bebeğime annem bakacak, evi işyerine yakın tuttuk, günlük 1 buçuk saat süt iznim var ve eve arabayla gidip geliyorum. Yani şükürler olsun ki birçok imkana sahiptim, bebeğimi mağdur etme gibi bir durumum yok. Ama buna rağmen içim rahat etmiyordu. Çalışmak istiyordum, işe gidip gelmek kafamı dağıtabilirdi ve doğum iznim sürecinde maaş almadığım için maddi yönden de çalışmak iyi olacaktı. Ben de bulunduğum konumu iki taraflı değerlendirmeye başladım.

            Doğum izninde olan kadın günlerce sadece bebeğiyle ilgileniyor. Çoğu zaman duş almaya, tuvalete gitmeye bile fırsat bulamıyor. Elime kitap alıp okuyayım, dışarı çıkıp, kahve yudumlayıp, havamı alayım diye lüksü de olmuyor. Ben annem yanımda olduğu halde bu haldeydim. Çalışmak isteyen anne bu imkanları bir nebze yakalayabiliyor ve ev sorumluluğundan uzaklaşarak kendini deşarj edebiliyor. Çalışan anne vicdansız, bencil, bebeğini ihmal eden anne değildir. Çalışan anne kendine vakit ayırarak, işiyle kafasını dağıtarak akşam eve gelen ve bebeğiyle doyasıya vakit geçiren annedir. Bazı çalışmayan anneler çalışırlarsa çocuklarıyla kaliteli zaman geçiremeyeceklerini düşünüyorlar. Fakat çocukla uzun zaman geçirme, kaliteli zaman geçirme anlamına gelmez. Gün boyu çocukla uğraşan anne bunalabiliyor ve bazen isyan ediyor, bazen bıkkınlık hissediyor, bazen sabrı taşıp çocuğa bağırabiliyor. Bunları yaşamakta çok haklı. Fakat çalışan anne işyerinde çocuğunu özlüyor, ona kavuşacağı zamanın hayalini kuruyor, işteki stresinden kurtulmak için kendini çocuğunun gülüşüne bırakmak istiyor. Eve gider gitmez de her fırsatta çocuğuyla ilgilenmek için can atıyor. Çocuğunu bakıcıya teslim eden anneler de var. Evet onların aklı çocuklarında daha çok kalıyor ama onlar da çocuklarına faydalı olmaya çalışıyorlar ve bunun için sabrediyorlar.

            Şuan çalıştığım için memnunum. Eğer denemeden yapamayız diye işi bırakmış olsaydım daha sonra pişman olabilirdim. Öğle arasında bebeğimi emzirmeye gidiyorum. İşten sonra onunla bol bol vakit geçirmeye çalışıyorum. Kendime vakit ayırdığım için de daha enerjik oluyorum. Kazandığım parayı kızıma harcayacağım için iyi hissediyorum. Evet her şey her zaman yolunda gitmeyebilir ama yaşadığımız zorlukların üstesinden de gelmeye çalışmalıyız bazı şeyleri göze alıyorsak. Çalışan annenin de çalışmayan annenin de kendince haklı tarafları var. Herkes içinde bulunduğu duruma göre hareket etmeli. Ama çalışmaya başlayacak anneler, sakın kendinizi suçlu hissetmeyin, çocuğunuza ne kadar faydalı olabileceğinizi düşünün. Çalışmanız sizi kötü bir anne yapmaz. Başkalarının söylediklerinin sizi üzmesine izin vermeyin. Bu sizin hayatınız. Kendi düzeninizi eşinizle, çocuğunuzla kurun, başkasının lafıyla değil.    

           Sevgiler.....



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder